Komedi | TV Günlüğü


Komedi' Kategorisi Arşivi

Grevden Sonra Dizilerin Durumu

auroriel tarafından gönderildi.(3 Mart 2008)

Amerikan Senaryo Yazarları Birliği”nin grevi, birçok dizinin yayınını etkilemiş, bazılarının beklenenden erken bitmesine, bazılarına ara verilmesine neden olmuştu.

Peki grev bittikten sonraki son durum ne? Hangi dizi, ne zaman ekrana gelecek, kaç bölüm olacak.. TVGuide‘ın haberinden derlediğim bilgiler şöyle:

(more…)

Etiket yok.

NBC’nin Yeni Komedisinde Başrol Michael Trucco’nun…

auroriel tarafından gönderildi.(5 Şubat 2008)

Yazarlar grevinin sonucu kesinleşmemiş olsa da, kanallar yeni projelere devam ediyorlar. NBC kanalının, grev sonuçlandıktan sonra prodüksiyonuna başlayacağını duyurduğu The Man of Your Dreams adlı yeni komedi dizisinin başrol oyuncusu da kesinleşmiş. Battlestar Galactica dizisinde Samuel Anders karakterini canlandıran Michael Trucco, “rüyalarınızın erkeği” rolüne soyunuyor. Yakışıklı adam, soyunsun tabii ;)

Dizinin konusu ise henüz tam olarak açıklanmış değil… Trucco’nun karakterinin (Larry) bilgisini romantik anlamda sorunlu kadınlara yardımcı olmak için kullanacağı açıklanmış. Ne şekilde kullanacağı ise net değil…

Dizide rol alacak diğer oyuncular ise şöyle: Constance Zimmer (Boston Legal), Justina Machado (Six Feet Under). Christina Chang (CSI: Miami) ve RonReaco Lee (Committed)

Yavaş yavaş canlanıyor TV dünyası, hadi bakalım :)

Etiket yok.

Pushing Daisies Komple Sezonu Garantiledi

auroriel tarafından gönderildi.(25 Ekim 2007)

ABC kanalının yeni dizisi Pushing Daisies, henüz 4. bölümü yayımlanmış olduğu halde full sezon siparişi almış.

Yeni sezonun en görülmeye değer yapımlarından olan dizinin bu kadar kısa sürede ilk sezonunu garantilemesi çok güzel bir gelişme… Size şunu kesinlikle söyleyebilirim; yormadan zaman geçirmenizi sağlayan ve sizi sadece iyi hissettiren birşeyler izlemek istiyorsanız, Pushing Daisies’e kesinlikle bir göz atın, pişman olmayacaksınız.. Ancak şunu da belirtmem lazım, bu diziyi tavsiye ettiğim arkadaşlarımın hemen hepsi, ilk bölüm itibariyle pek olumlu tavır takınmadılar ancak 2. bölüm itibariyle fikirleri değişti. Yani şans tanıyacaksanız, bir bölümle kalmasın.. ;) Bu kadar naif, saf ve sevgi dolu hikayeler TV ekranlarında pek görünmüyorlar vallahi.
Etiketler : ABC

The Starter Wife, Haftalık Dizi Oluyor..

auroriel tarafından gönderildi.(19 Ekim 2007)


Will and Grace dizisinde Grace karakterini canlandırmış olan Debra Messing‘in başrolünde olduğu mini dizi The Starter Wife, yayımlandığı kanal USA Network tarafından haftalık dizi haline getiriliyor. Dizinin yeni çekilecek 10 bölümü için sipariş verilmiş.
10 Emmy adaylığı kazanmış olan 6 saatlik The Starter Wife mini dizisinde, Hollywood’da güçlü bir yönetici olan kocasından yeni boşanan bir kadının (Debra Messing) kendini yeniden bulma mücadelesini eğlenceli bir dille anlatılmıştı. Sadece mini dizi olması hedeflenen yapımın gördüğü ilgi, normal bir dizi olmasını sağlamış. Dizide ayrıca Judy Davis ve Miranda Otto da rol alıyor.

Etiketler : Debra Messing, Judy Davis, Miranda Otto

Will Smith Hitch Filmini TV Ekranına Taşıyor.

auroriel tarafından gönderildi.(14 Ekim 2007)

Will Smith, başrolünde oynadığı 2005 yapımı Hitch filmini, bir sitcom olarak televizyon ekranlarına taşımaya hazırlanıyor. Sinemalarda iyi bir başarı yakalamış olan romantik komedi filminde Smith, bir “ilişki doktoru” nu canlandırmıştı hatırlarsanız.

Smith’in, filmin dizi versiyonunun yapımcılığını üstlendiği, ancak dizide rol almayacağı açıklandı. O olmadan da komik olabilecektir dizi bence.. ;)

Etiket yok.

Kyle XY Dizisinin 3. Sezonu Kesinleşti..

auroriel tarafından gönderildi.(7 Ekim 2007)
ABC Family kanalında yayımlanmakta olan Kyle XY dizisinin üçüncü sezonun da çekileceği açıklandı. İlk sezonu 10, ikinci sezonu 13 bölümden oluşan dizinin 3. sezonu için 10 bölümün siparişi verilmiş.

Geçmişi gizemlerle dolu bir gencin başından geçenleri anlatan, bilimkurgu temalı drama dizisi Kyle XY, ülkemizde de Digiturk DiziMax kanalında gösterilmekte…

Etiketler : ABC

ABC Kanalı Cupid Dizisine Bir Şans Daha Veriyor.

auroriel tarafından gönderildi.(4 Ekim 2007)

Reyting almayan dizilerin hızlı bir şekilde iptal edildiği Amerikan TV piyasasında beklenmedik şeyler de olabiliyor işte… 1998-1999 sezonunda sadece 15 bölümü yayımlandıktan sonra kaldırılan, başrolünde Jeremy Piven ‘ın (Entourage) olduğu Cupid dizisi, tekrar ABC ekranlarına dönüyor.

Kendisinin Zeus tarafından dünyaya gönderilmiş, Aşk Tanrısı Cupid olduğuna inanan birinin insanların aşkı bulmasına yardım etmeye çalışması, dizinin konusunu oluşturuyor. Yapımcısı Rob Thomas, Veronica Mars dizisi ile adını duyurmuş olsa da, Cupid dizisinin kendisinin ilk büyük TV şovuymuş ve piyasada öncelikle bu dizi sayesinde tanınmış. Thomas’ın belirttiğine göre ABC ile yeni projeler açısından uzun zamandır görüşüyorlarmış ve her defasında Cupid dizisine geri dönülüyormuş, sonunda bu dizinin yeniden canlandırılması fikri de bizzat kanalın kendisinden gelmiş.

Jeremy Piven ‘ın Entourage dizisinde rol alması nedeniyle, Cupid ‘deki rolünü canlandırmayacağı belirtilmiş ayrıca. Thomas, planlarının her hafta ünlü konuk oyuncuları ekrana getirmek olduğunu söylüyor.

Yayımlandığı zamanlarda azımsanmayacak bir hayran kitlesi varmış Cupid dizisinin… Bu sefer Piven’ın yokluğunda bir başarı elde edip edemeyeceği tartışılır ama ABC’nin böyle bir karar aldığı düşünülürse, hiç olmazsa ilk sezonu bitmeden iptal edilmeyeceği yönünde umut beslenebilir.
Etiket yok.

J.J. Abrams ‘Boundaries” Dizisi ile Yine ABC’de.

auroriel tarafından gönderildi.(4 Ekim 2007)

ABC kanalı için başta Lost olmak üzere, Alias, What About Brian ve Six Degrees dizilerinin yapımcılığını yapmış olan J.J. Abrams , bir saatlik komedi dizisi projesi Boundaries ile kanala tekrar geri dönüyor.

Gezici noterlik işi yapan bir kadının hayatının gerçek amacını yeniden keşfetmesini anlatacak olan Boundaries dizisinin senaryosu Six Feet Under dizisinin yazar ve yapımcılarından Jill Soloway tarafından yazılacak. Soloway aynı zamanda ABC’nin ünlü hastane dizisi Grey’s Anatomy‘de danışman yapımcı olarak görev alıyor.

J.J. Abrams ‘ın son dizileri What About Brian ve Six Degrees, ilk sezonlarında iptal edilmişlerdi. Bakalım Boundaries tutunabilecek mi?

Etiketler : ABC, Jill Soloway

2007-2008 Sezonu Dizileri - NBC : Journeyman

auroriel tarafından gönderildi.(30 Eylül 2007)


Konu:
San Francisco’lu bir gazeteci, birdenbire zamanda yolculuk yapmaya ve bu yolculuklar sırasında insanların hayatlarını değiştirmeye başlar. Kendisi, bu yolculukların zamanını ve süresini kesitremediğinden, normal hayatını bu duruma adapte etmesi güç olacaktır.

Oyuncular: Kevin McKidd (Rome), Gretchen Egolf (Martial Law), Moon Bloodgood (Day Break), Reed Diamond (Vanished)

Yapımcılar: Kevin Falls (The West Wing), Alex Graves (The West Wing)

Fragmanlar, Klipler: 1

Değerlendirme : İlk başta 1989 tarihli Quantum Leap dizisi ile benzeştiğini düşünmüş olsam da, izlemeye başladığımda bazı yönlerden oldukça farklı olduğunu anladığım bir dizi oldu Journeyman.. Gazeteci Dan Vassar’ın ortada hiçbir sebep yokken birdenbire zamanda geri gitmesi , Quantum Leap dizisinin konseptine uyuyor, insanların hayatlarında değişiklik yapmak amaçlı olarak bu yolulukların başına gelmesi de öyle… Ancak bundan sonrası daha ilginç bir yön izliyor neyse ki… Anlatım açısından oldukça başarılı bir dizi olmuş, ancak ilk bölüm itibariyle çok tempolu, çok karmaşık ya da çok dikkat çekici şeyler sunmadığından biraz sönük kalmış olduğunu söylemek zorundayım. Yine de dizinin yapımcı kadrosunda The West Wing prodüktörleri dururken en baştan olumsuz konuşmak pek mantıklı olmaz. The West Wing dizisi, güçlü senaryosu ve oyunculukları ile oldukça ses getirmiş bir yapımdı. Journeyman dizisinin de bölümler ilerledikçe daha ulvi bir amaca hizmet etmeye başlayacağına dair güçlü bir his var içimde.. Şimdi ilk bölümün değerlendirmesine geçelim:

***SPOILER***

Dan Vassar, gazetecilik mesleğinin koşturmacası arasında ailesine de zaman ayırabilmeye çalışan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Bir taksiye bindikten sonra kendisini 20 yıl öncesinde buluyor ve tabii ki başlarda bunun bir rüya olduğunu düşünüyor. Ancak yolculuklar tekrarlanmaya başlayınca işler karışıyor. Bir yanda açıklama yapmak zorunda olduğu karısı, kardeşi ve patronu var, bir yanda da gittiği yolculuklarının sebebini, kendisinin ne yapması gerektiğini anlamaya çalışıyor. Kendisini bu yeni duruma adapte etmeye çalışırken işini ve ailesini de korumak zorunda olduğundan bayağı bir bocalıyor.

Dan’in karısı Katie ile evliliklerinin önceden ciddi bir travmadan döndüğünü anlıyoruz, Dan’in bir kumar sorunu da olmuş. Eski nişanlısı bir uçak kazasında ölmüş ve şimdiki karısı, eski nişanlısıyla birlikte olduğu zamanlarda kardeşinin sevgilisiymiş. Bu nedenle kardeşi ile araları biraz limoni… Kısacası Dan Vassar açısından bayağı bilgi sahibi oluyoruz ilk bölümde.

Vassar zaman yolculuklarının ilkinde bir adamı intihardan kurtarıyor, tekrar geri döndüğünde bu adamın intiharının sebebini öğreniyoruz, bölüm ilerledikçe Dan’in bu adamla ilgili yapması gereken şeyi anlamaya uğraşıyoruz. Sonradan asıl sebebin bu adam değil, bu adamın oğlu olduğunu öğreniyoruz ki olayların gelişiminin böyle bir sonuca ulaşması ilginç olmuş. Çok ilginç değil ama ilginç :)

İlk bölümün en önemli ayrıntısı, Dan’in eski nişanlısı Livia’nın aslında ölmediğini, daha da önemlisi onun da Dan gibi zaman yolculuğu yapmakta olduğunu öğrenmemiz. Buradan hareketle ilk aklımıza takılan soru Dan’in ve Livia’nın neden seçilmiş oldukları. Amaçları, insanlık açısından küçük veya büyük rolleri olan kişilerin bu rollerini sağ salim yerine getirmelerini sağlamak. Ama bu gerçekleri, bu kişilerin tarihte oynayacakları rolü birilerinin bilmesi lazım değil mi? Peki onlar kim? Dan ve Livia’ya böyle bir yeteneği nasıl bahşedebiliyorlar? Olaylar zaman yolculuğu yapan kişilerin iradesi dışında mı gerçekleşmek zorunda??

Dan’in Livia ile kısa karşılaşmalarından pek cevap alamasak ta, Livia’nın daha fazlasını bildiğini anlıyoruz ama yine de Livia’nın verdiği cevapların da yeterli kalmayacağını hissediyorum. O da bir piyon sonuçta…

İlk bölümlerin genelde karakterleri tanıtmaya yönelik olduğunu düşünürsek, Journeyman dizisinin bu açıdan oldukça iyi iş çıkardığını söyleyebilirim… Karakterler arasındaki ilişkiler derinleşmeye, karmaşıklaşmaya çok müsait. Yukarıda belirttiğim sorular da dizinin izleyicinin merakını uyandırıp daha fazlasını istemesine sebep oluyor. Ve tabii, Dan’in hayatlarında değişklik yapmaya çalıştığı insanların ilk bölümdekinden daha da önemli insanlar olabileceği gerçeği de var. Neden mi bunları düşünüyorum? Çünkü arkasındaki yapım kadrosu sağlam.

Hem kafalarda oluşturduğu sorular, hem yapım kadrosu, hem de dramatik açıdan zengin altyapısı itibariyle daha fazlasını vadeden bir yapım olarak Journeyman dizisinin izlenmeye değer olduğunu düşünüyorum. Bölümler ilerledikçe hayal kırıklığına uğrayabiliriz belki ama ben şimdilik iyi olacağım.

Etiket yok.

2007-2008 Sezonu Dizileri - NBC : Chuck

auroriel tarafından gönderildi.(29 Eylül 2007)


Konu:
Chuck, Stanford mezunu, oldukça zeki bir gençtir ve büyük bir elektronik marketinin Nerd Herd (en saf tanımıyla “İnek Sürüsü” diyelim) departmanında teknik servis görevlisi olarak çalışmaktadır. Üniversiteden eski oda arkadaşı olan Bryce tarafından kendisine gönderilen bir e-posta sayesinde süper gizli hükümet bilgilerinin beynine yerleşmesi nedeniyle Chuck’ın hayatı hiç beklemediği bir şekilde değişir.

Oyuncular:
Zachary Levi (Less Than Perfect), Adam Baldwin (Day Break, Firefly), Yvonne Strahovski, Sarah Lancester (What About Brian), Joshua Gomez (), Natalie Martinez (Fashion House)

Yapımcılar:
Josh Schwartz (The O.C.), Chris Fedak, McG (The O.C.), Peter Johnson

Değerlendirme: Eğitim yaşantınız boyunca *inek* olarak adlandırılmış okul arkadaşlarınız mutlaka olmuştur. Chuck dizisi, bu *inek*lerden birinin başına gelen olağandışı durumu ele alırken, macerayı ve komediyi ekliyor, ve şimdlik bu harmanlama oldukça başarılı bir sonuç vermiş gibi duruyor. 24 Eylül Pazartesi günü yayımlanan dizinin pilot bölümü oldukça heyecanlı ve eğlenceli bir açılış yaptı, gerisi nasıl gelir, şimdiden söylemek zor gibi ama umut vadettiği kesin. İlk bölüm yayımlandığına göre yorum yapabilirim artık değil mi? (İzlemeyenler için gerisi spoiler teşkil ediyor)

*SPOILER*

Dizimizin ana karakteri Chuck, duygusal hayatında beceriksizlikte iş arkadaşı ve biraz da zorunluluktan en yakın arkadaşı olmuş gibi görünen Morgan’ı aratmayan bir portre çiziyor. Kızkardeşinin kendisine kız arkadaş ayarlama girişimlerinin sarpa sarmasında bu beceriksizliğinin rolü büyük..

Senelerdir iletişim kurmadığı eski okul arkadaşı ve anlaşıldığına göre pek dişli bir ajan olan Bryce’ın kendisine gönderdiği e-posta, çok gizli hükümet bilgilerinin, Chuck’ın beynine bir bilgisayar programı gibi yerleşmesine neden oluyor ve Bryce’ın programın asıl kaynağı olan bilgisayarı imha etmesi nedeniyle de bütün bilgilerin tek kaynağı olarak sadece Chuck kalıyor. Beynine kazınanlar aslında resimlerden ibaret, bilgiler bu resimler içinde şifrelenmiş vaziyette ve bir program gibi işlev görüyor. Beynindeki bilgileri sürekli işleniyor, gelen verilerle şekilleniyor diyebiliriz.

Velhasıl, Hem NSA’in, hem de CIA’in Chuck’ın peşine düşmesi çok sürmüyor. NSA ajanı Casey, ajansın en iyilerinden ve kendisine verilen işi en kısa şekilde çözmeye odaklanmış biri, sonuca odaklandığından yaptıklarının olası yan etkilerini pek düşünmüyor, harala gürele dalıyor mevzuya kısacası… CIA ajanı Sarah ise oldukça alımlı bir bayan olarak Chuck’ı cazibesi ile etkilemeye çalışsa da (bu arada müthiş aksiyon sahnelerinde de oldukça başarılı bayan ajanımız) Casey’in aksine Chuck’a sempati ile yaklaşan biri… İki ajan arasında bu sebeple baştan başlayan bir çekişmeye şahit oluyoruz. Şahsen Casey’in “bi durum mu var? dövelim!” moduyla diziye renk katacağını düşünüyorum. Sarah özellikle güzelliği ve aksiyon sahnelerinde gösterdiği üstün başarı ile izleyenleri kendisine bağlayacak gibi görünüyor. Sonuçta iki ajan da Chuck ‘ın çok değerli olduğunda hemfikir olarak onu koruma altına alıyorlar.

Dizideki en eğlenceli karakter ise Chuk’ın yakın arkadaşı Morgan (Evet kankalar eğlencelidir değil mi?). Chuck için umut var diyebilsek te, Morgan gerçekten bir *kaybeden* imajı çiziyor. Chuck’ın başını belaya sokabilme konusunda Chuck ile yarışır bence… Bir de Chuck’ın kızkardeşi Ellie’ye sırılsıklam aşık, Ellie’nin kendisinden kurtulma girişimlerini anlamayacak kadar hem de.. Ya da anlıyor da umursamıyor.

Pilot bölümünün en etkileyici sahneleri, Bryce’ın sonunda Chuck’a yollayacağı programı çalma girişimiyle ilgi olanlardı bu arada… Oldukça heyecanlı bir aksiyon filmi izliyormuş hissini uyandıran sahneler sizi ekrana mıhlıyor. Bryce rolünde Matt Bomer‘ ı (Traveler) görmek te çok hoş oldu açıkçası, keşke daha uzun görünebilseydi.

Kısacası hem aksiyon, hem de komedi açısından görülmeye değer sahnelerle açılışı yapıyor Chuck dizisi… Drama konusunda pek bir şey söyleyemeyeceğim, bence gerekenden az dramatik sahneler vardı. Birkaç yerde kategori açısından *drama* olarak tanımlanmış olsa da bence pilot bölümü itibariyle bu kategoriye konulacak birşeyler çıkmamış pek.

Pilot bölümden anlaşıldığı kadarıyla Chuck bir yandan kendisini koruyan ajanlara gizli hükümet işlerinde yardım ederken, bir yandan da Bryce’ın bu bilgileri kendisine neden gönderdiğini anlamaya çalışacak. Daha fazla aksiyon ve daha fazla komedi göreceğiz demek oluyor bu, dramatik açıdan da birşeyler yaparlar herhalde senaristler. Bu arada yapımcıların belirttiğine göre Chuck, ilk bölümde çizdiği imajı koruyacakmış. Yani birden bire süper kahramana dönüşmesini beklememizi söylüyorlar. Chuck sakarlık yapacak, başını büyük dertlere sokacak, normal hayatını sürdürmeye çalışırken bayağı bir zorlanacak kısacası. Zaten böyle devam ederse pilot bölümün gösterdiği başarı devam eder kanısındayım.

İzlenecekler listeme koydum efendim, hayırlısı olsun :P

Etiket yok.